Academy e.V.

 

 

 

 

 

 

Haberler

"Geleceğin dünyasını olimpiyatlara katılan bu çocuklar kuracak"

Almanya'da bu yıl ikinci kez gerçekleştirilen Alman-Türk Kültür Olimpiyatları'nın Frankurt kentinde düzenlenen ödül töreninde esen sevgi ve dostluk rüzgarı iki halkın bir kez daha kucaklaşmasına vesile oldu.

Read more...

İnsanlık için el ele

Frankfurt'ta gördüğüm muhteşem organizasyonu en iyi özetleyecek cümle bu olabilir. Gerçekten de insanlık için el ele tutuşup yürünüyor. Başka benzetmeler aciz kalır. Emeği geçen kişi ve kurumları tüm kalbimle kutlarım. İçinde her türlü sevginin olduğu güzel bir dünyaya doğru, çok önemli bir görev yapıyorsunuz...

İçimdeki gazetecilik aşkı hâlâ delikanlı günlerimdeki gibi, yani fotoğraf makinesi boynumda haberden habere koştuğum günlerdeki gibi kalmasa, bu nazik Almanya davetine 'evet' diyemezdim. Çünkü program fizik kondisyonu da istiyor. Üç gün boyunca çok büyük keyifle koşturdum. Programın her aşamasında o kadar kibar, o kadar iyi niyetli insanlar tanıdım ki... Bunların bir kısmı da Almanya'daki meslektaşlarım. Vay be bu dünyada hâlâ böyle gazeteciler de varmış diye düşündüm. Tabii gezdiğim medya tesislerine de hayran kaldım. Tanıdığım herkesi tanımaya, ne istediklerini çözmeye çalıştım. Güzel ideallerini öğrendikçe de bizdeki bazı kötü kalpli insanları anımsadım. Allah herkesin kalbine göre verir derler ya, gerçekten çok doğru. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim, üç gün boyunca hiç ama hiç sinirlenmedim. Birisi çıkıp da ters bir hareket yapsın veya söylesin. Resmen terapi gezisi...

Ama çok gururlandığım dakikalar oldu. Kolay değil 8500 kişinin karşısına çıkıp ödül vermek. Allah bana bunu da nasip etti. Ben ki bu kadar canlı TV yayını yönetmiş bir adam, sahnenin merdivenlerini çıkarken heyecandan başım dönüyordu. Mimari açıdan (bana göre) Avrupa'nın en görkemli kongre salonuFesthalle Frankfurt'ta ödül vermek inanın çok zor iş. Elim ayağım titredi, gözlükleri karıştırdım ama sonunda Almanca şarkı söyleme dalında en iyi seçilen üç Türk kızına, yavrumuza (Bedia Harmupoğlu, Merve Akın ve İrem Alma) bayılmadan, devrilmeden ödüllerini verebildim. Dediğim gibi o muhteşem sahnede 8500 kişinin önünde ayakta durmak bile zor. Ön sıralarda oturan Almanlar'ı çok net hatırlıyorum. Kimi bakan, kimi milletvekili, aralarında da Hessen eyaletinin kardeş kenti Bursa'nın başarılı valisiŞahabettin Harput...

Adını siz koyun, ben beceremeyeceğim. İsterseniz Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Almanya Elemeleri Ödül Töreni deyin, isterseniz Türk-Alman Kültür Olimpiyatı... İkisi de uyar. Çünkü ikisinde de iki ülkenin çocukları kültür çatısı altında kardeşçe kaynaşıyor. En önemlisi örnek oluyorlar.

Lütfen gözünüzü kapatıp düşünün. Sahnede bir yanda Türk sazları var, diğer yanda Batı sazları, yani orkestra... Piyano, Mozart'ın çok bilinen bir bestesine başlıyor, 12 yaşındaki Türk kızının çaldığı kanunla devam ediyor. Sazlar, kalpler, müzik derken insanlık birleşiyor. Daha sonra yaşları 12 ile 14 arasında değişen Alman kızları. Alman delikanlıları Türkçe stand-up yapıyor. Bizim Rabia Nur Bal ile Sevda Işıkoğlu adındaki kızlarımız Alman edebiyatının efsanesi Schiller'den Almanca piyes oynuyor. Sahnede diller, renkler, eserler o kadar karışıyor ki...

Almanya’da yabancı diploma denkliğinde dikkat edilecek hususlar

 



1 Nisan’da ülkede yaşayan yabancı diplomalı vatandaşların diplomalarının denkliğini kolaylaştırılacak yasa yürürlüğe girecek. 300 bin kişinin faydalanması beklenen yasayla tanınmaya ülke genelinde ortak bir düzenleme getirilecek. Federal Göç ve Mülteci Dairesi konuyla ilgili telefon danışma hattı kuracak.

Kalifiye eleman açığını kapatmak için yurt dışından eleman getirmeyi tartışan Almanya’da ülkede yaşayan yabancı diplomalı vatandaşlar da keşfedildi ve 1 Nisan tarihinde çıkarılacak bir yasa ile bu diplomaların denkliği kolaylaştırılacak. 300 bin kişinin faydalanması beklenen yasayla yabancı diplomaların tanınmasına ülke genelinde ortak bir düzenleme getirilecek. Yasayla birlikte yeni bir uygulama başlayacak ve Federal Göç ve Mülteci Dairesi (Bundesamt für Migration und Flüchtlinge) telefon danışma hattı kuracak. Vatandaşların herhangi bir resmi daireye yazılı müracaatta bulunmadan önce kendi meslek ve diplomları ile alakalı hangi kurumun yetkili olduğunu mutlaka öğrenmeliler.

 

Diploma ve meslek tanınma işlemlerinde farklılıklar var

 

Diplomların tanınması yada yabancı kalifikasyonların değerlendirilmesi işlemi meslekten mesleğe farklılık gösteriyor ve olumsuz bir tablo ile karşılaşmamak için vatandaşların bulundukları eyalletteki kendi meslekleri ile ilgili yetkili mercileri tam olarak öğrenmeleri gerekiyor. Meslekler genel olarak düzenlenmiş ve düzenlenmemiş meslekler (reglementierte und nicht reglementierte Berufe) olarak iki kısma ayrılmış durumda. Vatandaşlar müracaattan önce hangi meslek grubuna dahil olduğunu tespit etmeliler. Düzenlenmiş Meslekleri (Reglementierte Berufe) icra edebilmek için yabancı meslek eğitiminin veya diplomasının Alman mercilerce mutlaka tanınması gerekiyor. Düzenlenmiş meslekler grubuna özellikle sağlık sektöründe doktorluk, eczacılık ve hasta bakıcılığı; sosyal ve eğitim sektöründe eğitimci, öğretmen ve sosyal pedagok gibi meslekler giriyor. Bunun dışında bazı zanaat meslekleri de bu gruba dahil. Düzenlenmemiş mesleklerde (Nicht reglementierte Berufe) diploma sahibi olan vatandaşlar ise iş bulmaları durumunda diplomalarını tanıtmandan da işe başlayabilirler. Bu mesleklerin diplomlarını tanıtmanın mümkün olmadığı, bunun yerine amaca bağlı olarak özel Almanca belge alınabileceği ifade ediliyor. Yabancı Eğitim Sistemi Merkezinin (Zentralstelle für auslaendisches Bildungswesen, ZAB) düzenlenmemiş yüksek okul diplomaları ve meslekleri (üniversite, meslek yüksek okulu) için amaca yönelik belge düzenleyebileceği haber verildi. Ayrıntılı bilgiler www.kmk.org/zab/zeugnisbewertungen.html adresinden alınabilir.

 

Yetkili merciye nasıl ulaşabilirim?

 

Vatandaşlar, icra edecekleri mesleğin denklik işlemlerini yapacak dairelerin bilgilerini www.berufliche-anerkennung.de adlı internet portalından öğrenebilirler. Bu sayfada yabancı diplomaların tanınması konusundaki farklı uygulamalar ve eyaletlerdeki yetkili merciler (Zustaendige Stellen) hakkında bilgiler yer alıyor. Bu sayfada ‘Zustaendige Stellen’ (yetkili Daireler) butonuna bastıktan sonra sol kısımda yer alan butonlardan ilk önce eyalet, ardından meslek ve diploma tıklandıktan sonra yetkili makamın adres ve telefon numaralarına rahatlıkla ulaşılabiliyor. Bunun dışında http://www.bamf.de/DE/Willkommen/ArbeitBeruf/Anerkennung/anerkennung-node.html internet sayfasından bazı eyaletlerin diploma denkliği için atadığı yetkililerin yer aldığı başka bir internet sayfasına ulaşmak mümkün. Bunun için bu sayfanın sağ köşesindeki ‚Leitfaeden-Wegweiser einzelner Bundeslaender‘ butonundan eyaletleri seçmek gerekiyor. Yine bu siteden ‘Spezialisierte Beratungseinrichtungen’ kısmından bazi illerdeki yetkili kişlerden doğru bilgiler alınabilir. Almanya’da yabancı diplomaların tanınması işleminden her eyaletin kendisi sorumlu. Almanya’da toplam 16 eyalet var ve her eyalette farklı meslek ve diplomalar için denklik daireleri bulunuyor.

 

2012-02-17

Muhabir: BAYRAM AYDIN

http://euro.zaman.com.tr/euro/newsDetail_getNewsById.action?newsId=57866

 

Academy Derneği'ne "Birlikte Yaşama Katkı Ödülü"

Göçün 50. Yılı’nın sona ermesine sayılı günler kaldı. Bu yarım asırlık süreçte neler olmadı ki? İlk nesilin yaşadığı zorluklar; siyasetten sanata, eğitimden spora her alanda büyük başarılar elde etmiş bir ikinci nesilin doğmasına vesile oldu.

Read more...

Göçmenler eğitimi önceliğe aldı


TNS Emnid Araştırma Enstitüsü’nün Welt Online için, 500 veli ile görüşerek yaptığı araştırma, göçmen velilerin çocuklarının eğitimini umursamadığı tezini çürüttü. Buna göre göçmen veliler çocuklarının lise ve üniversiteye gitmesi konusunda Almanlardan çok daha istekli ve gayretli.

Almanya’da başta Türkler olmak üzere göçmenler okul-eğitim hayatının potansiyel kaybedenleri olarak bilinir. Gerek Almanca dil bilgisi eksikliği, gerek farklı köken ve kültüre mensubiyet kaynaklı olarak okulda karşılaşılan ayrımcılıklar göçmen öğrencilerin yerli öğrencilere göre dezavantajlı hale düşmesine zemin hazırlıyor. Fakat bazı politikacılar ve medya, göçmen öğrencilerin Almanlar kadar eğitim başarısına ulaşamamasının sorumlusu olarak anne babaları gösteriyor. Buna göre göçmen anne-babalar, bırakın yüksek eğitimi, çocuklarının herhangi bir okuldan mezun olup olmamalarını bile umursamıyor.

 

Ancak Almanya’da yapılan araştırmalar, göçmen öğrencilerin eğitim sorunlarından anne babaların sorumlu olmadığını ortaya koydu. Kamuoyu araştırma enstitüsü TNS Emnid’in Welt Online için yaptığı araştırma bu konudaki klişeleri yerle bir eden nitelikte. Buna göre göçmen veliler, çocuklarının eğitim hayatında ortalamanın da üstünde başarılı olmalarını istiyor ve bu konuda elinden gelen gayreti gösteriyor.

 

İlkokullarda çocukları olan 500 veli ile yapılan görüşmeler sonucu elde edilen rakamlar, göçmen velilerin Alman velilere göre, daha iyi ders notlarında bile  çocuklarını ‘Nachhilfe” denilen ders destek kurslarına gönderiyor. Buna göre; Alman velilerin ancak yüzde 4’ü notu 2 olan çocuğunu ek ders alması için gönderirken, göçmen velilerin yüzde 11’i notu 2 olan çocuğunu notunu düzeltmesi için ek derslere gönderiyor.

 

Araştırmaya göre göçmen velilerin yüzde 54’ü çocuklarının en iyi okul olarak bilinen Gymnasium’a gitmesini istiyor. Buna karşılık Alman velilerin ancak yüzde 25’i bunu istiyor. Ayrıca Alman velilerin yüzde 77’si çocuklarını üniversitede görmek isterken, göçmen velilerin yüzde 96’sı çocuğunun üniversiteye gitmesini istiyor. Buna karşılık üniversite mezunu bile olsa göçmen velilerin, Almanca engeli yüzünden dersleri konusunda çocuklarına daha az yardımcı olabildiğini ortaya koyan araştırmaya göre; göçmen çocukların yüzde 90, Almanların yüzde 68’i Almanca, göçmenlerin yüzde 76’sı, Almanların yüzde 69’u Matematik destek kursları alıyor.

 

Katılan velilerin yüzde 38’inin Türk olduğu bildirilen araştırma, Allensbach Enstitüsü’nün Ekim ayında açıkladığı ve aynı şekilde göçmen ebeveynlerin eğitim konusundaki istekliliğini ortaya koyan araştırmayla örtüştü. Söz konusu araştırmada göçmenlerin yüzde 71’i çocukları için daha iyi eğitim isterken, tüm velilerde bu oran yüzde 41’di.

 

WELT ONLINE’DEN TÜRK ÖZEL OKULU TÜDESB’E EVGÜ

 

Konuyla ilgili haberi, “Göçmenler çocuklarını üniversitede görmek istiyor” (Migranten wollen ihre Kinder an der Uni sehen) başlığıyla yayınlayan Welt Online, “Bu hedefe ulaşmak için göçmenler, özellikle de Türkler geçtiğimiz yıllarda bir kaç okul açtı, çoğu zaman devlet okullarından duyulan memnuniyetsizlikten. Berlin’de özel okul TÜDESB’in Nachhilfe enstitüsü bu konuda öne çıkıyor. Eğitim dili Almanca. Uyum Bakanı Maria Böhmer özel okullar konusundaki patlamadan endişe duymuyor ve ‘Bu okullar toplumdaki çeşitliliği bir çatı altında toplamalı, buluşturmalı’ diyor” dedi.

 

ÖĞRENCİLERİMİZİN YÜZDE 92’Sİ GYMNASİUM VE REALCHULE’YE GİTTİ

 

Yedi şubesiyle Köln’de yüzlerce öğrencinin okul başarısına vesile olan Diyalog Eğitim Merkezleri Genel Müdürü Mehmet Kervan, 2010 yılında kendilerine gelen öğrencilerin yüzde 92’sini Gymnasium veya Realschule okullarına göndermeyi başardıklarını bildirdi. ISO 9001 kalite belgeli olan Diyalog Eğitim Merkezleri’nin Genel Müdürü Kervan ZAMAN’a yaptığı açıklamada, “Eğitim merkezimiz bünyesinde yedi şube ve bir Gymnasium (Gymnasium Dialog) var. Şu an 582’si ilkokul öğrencisi (Nachhilfe), 99’u lise (Abitur), Realschule, YÇS gibi kısımlara hazırlık olmak üzere 681 destek ve hazırlık kursları, 294 uyum kursu öğrencimiz var. Tek başına bu rakamlar bile, göçmen velilerin çocuklarının eğitimine verdikleri önemi gösteriyor. Bize gelen dördüncü sınıf öğrencilerin velilerinin yüzde 100’ü çocuklarının Gymnasium’a gitmesini istiyor. Fakat biz herkesin Gymnasim’a gidemeyeceğini açıkça söylüyoruz. Çocuk başarılı olamazsa bize küsüyorlar.

 

Özel programlar yapıyor, genelde bir öğrenci bize gelince gidebileceği okul seviyesinin bir üstündeki okula gitmesini vesile olabiliyoruz. Başta Türkler olmak üzere göçmen velilerin çocuklarının başarısı için büyük fedakarlıklarda bulunduklarını bildiren Kervan, “Bir kere çocuk paralarını eğitime ayırıyorlar. Veliler çocuklarını daha başarılı yapabilmek için kendileri de eğitmeye istekliler ve bizim yaptığımız veli seminerlerine katılıyorlar. Kendilerini eğitiyor, bu konuda tavsiye ettiğimiz kitapları alıyor, okuyorlar. Bizim normal ders desteği dışında hem öğrenci, hem velilere sunduğumuz rehberlik hizmetleri var, bunlar çok faydalı oluyor. Çocuğa evde ders çalışma programı ve ortamı oluşturulmasını istiyoruz. Nedir bunlar, televizyondan fedakarlık, çocukla birlikte kitap okuma saatleri gibi. Çocuk ders çalışırken veli kitap okuyacak mesela. Ayrıca her çocuk farklıdır, rehberlikte her çocuğa göre, kişiye özel programlar sunuyoruz” dedi.

 

Diyalog Eğitim Merkezleri gibi, tüm Almanya’da 150 civarında kardeş kuruluşlar, eğitim merkezleri bulunduğunu hatırlatan Kervan, “Kurum olarak Akademy e.V.’ya üyeyiz. Akademy bünyesinde tahmini olarak 150 civarında eğitim merkezi var. Akademy’den destek alıyoruz. Akademy’nin düzenlediği, bu yıl dördüncüsü yapılan Uluslararası Pangea Matematik Yarışması’na katılıyoruz. 66 öğrencimiz yarı finale kaldı” dedi.

 

You are here: Home Haberler